Tarihçe

Türk ceza adalet sistemine ilişkin yürütülen reform çalışmaları 2005 yılında büyük bir ivme kazanmış ve bu kapsamda Ülkemizin temel ceza mevzuatı niteliğindeki kanunlar, modern dünyada geçerli olan insan odaklı yaklaşımlar dikkate alınmak suretiyle yenilenmiştir. Türk ceza adalet sistemimize mağdur haklarının korunmasına yönelik temel düzenlemeler 2004 yılında hazırlanan ve 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile girmiştir.

Mağdur kendisine yöneltilen eylemin doğurduğu sonuçların da mümkün olduğunca ortadan kaldırılmasını ve uğradığı zararın telafi edilmesini beklemektedir. Modern dünyada mağdur hakları alanında atılan yeni adımlar daha çok bu beklentiyi karşılama amacına yöneliktir. Ceza hukukunda 1950’li yıllardan itibaren, suç mağdurlarının haklarına da yer verilmesi gerektiği kabul edilmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda günümüz ceza hukuku sisteminde cezalandırıcı adalet anlayışından onarıcı adalet anlayışına geçiş sağlanmış ve bu doğrultuda mağdurun zararlarının telafi edilmesi anlayışı ön plana çıkmıştır.

Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere kırılgan gruba dahil olan mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesi sosyal hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Bu bağlamda Ülkemizde yasal, kurumsal, yapısal, sosyo-ekonomik ve kültürel alanda bir takım yeni uygulamalar geliştirilmesi ihtiyacı üzerine suç mağdurlarının sorunlarının çözümü için 2013 yılı Kasım ayında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Mağdur Hakları Daire Başkanlığı kurulmuştur. Başkanlığını Muhittin Özdemir’in yaptığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı (2013-2019), suç sonrası fiziksel ve ruhsal yönden en zayıf dönemini geçiren, destek bekleyen mağdurlara rehberlik ve destek hizmeti sunacak bir teşkilat olarak, adli süreçte devletin suç mağdurlarının yanında olduğunu gösteren çalışmalar yapmıştır.

2019 yılı son çeyreğinde 1.Yargı paketi ile yapılan bir kısım düzenlemeler sonrasında adli süreçte mağdurlara sağlanan psiko-sosyal destek hizmetlerinin kapsamı ve adli süreçteki koruma halkası güçlendirilmiş, sadece aile ve çocuk mahkemelerinde sağlanan uzman desteği tüm soruşturma ve kovuşturma aşamalarına ve mahkemelerde sunulan bir formata getirilmiştir.

Yapılan bu düzenlemeleri tamamlayıcı nitelikte hükümler ihtiva eden 10.06.2020 Tarihli ve 63 numaralı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birlikte mağdur hakları konusunda atılan adımlara yenileri eklenmiştir. Böylece ülkemizde mağdurlara yönelik yapılacak hizmetleri düzenleyen ve bu hizmetleri yerine getirecek teşkilatlanmayı belirleyen bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenleyen Kararname ile "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kurulmuş ve adliyelerde de "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri" nin yaygınlaştırılması öngörülmüştür.

Kuruluşundan bugüne Başkanlığımızca ulusal ve uluslararası sempozyumlar düzenlenmiş, yurt dışındaki mağdur destek sistemleri incelenmiş ve çeşitli projeler gerçekleştirilmiştir. Özellikle UNİCEF, AB kurumları, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte ülkemizdeki adli süreçte ve sonrasında mağdur destek sisteminin daha iyi olması için çalışmalar yapılmış ve bu konuda raporlar yazılmıştır.

Başkanlığımızca; başta Bakanlığımız Yargı Reformu Stratejisinde yer alan hedefler ve yine Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyinin 25 Ekim 2012 Tarih ve 2012/29/EU Sayılı "Suç Mağdurlarının Korumaları, Desteklenmeleri ve Haklarına Yönelik Asgari Standartları" dikkate alınarak uygulamaların geliştirilmesi yönünde çalışmalar devam etmektedir.